post image

İş Yaşantısında Vücut Dilinin Önemi

İş Yaşantısında Vücut Dilinin Önemi İş yaşantısında dikkat edilmesi gereken bir takım hususlar var. Vücut dili.. Vücut dili denilince belki de ilk akla gelen sorulardan birisi de vücut dilimizi nasıl kullanmalıyız sorusu olduğunu söyleyebiliriz. Fakat bu aşamaya geçmeden önce vücut diline neden dikkat edilmesi irdelenmelidir. İşe daha hızlı şekilde alınmanız, karşınızda ki kişilerin sizi tanıması ve düşüncelerinizi beyan etmeniz konusunda vücut diliniz önemli bir destekçiniz olacaktır. Beden dilini kullandığınız vakit iletişimde yarı yolu yarılamış bulundunuz demektir. Çünkü vücut dili, güçlü bir iletişimin oluşmasına yardımcı olur. İş görüşmesine çağrıldığınız zaman mutlaka vücut dilinizi kontrol altına almanız gerekir. Karşı tarafta ki beden dilini sinyallerini doğru algılamak ve karşı tarafa doğru şekilde sinyaller vermek önemlidir. Bu aşamada vatandaşlarımızın beden diline dair birkaç ipuçları atlamadan harfi harfiyen uygulamaları gerekecektir. Beden Dilini Doğru Kullanmak Mesela bununla ilgili bir örnek verelim. Yüzünüzde ki gülümseme çok kısa kalır ve hemen normal halinize dönerseniz, karşınızda ki kişi sizin yapmacık olduğunuzu düşünebilir. Bu yüzden gerçek ve içten bir gülümseme hem ağır hem de yavaş mimiklerle olur. İş yaşantınızda mutlaka göz teması kurmakta kaçınmayın. Göz teması kurmak, karşı tarafı dikkatle dinlemek ve ciddiyete almak anlamını taşır. Bu durumdan karşı tarafta doğal olarak fazlasıyla memnun kalmaya başlayacaktır.

post image

Doğru Çıkış Kapısı

İnsanların yaşadıkları problemlerle başa çıkma  yöntemleri , doğru çıkış kapısını bulma yolları farklı farklıdır. Yemeden içmeden kesilip iğneden ipliğe dönenler olduğu kadar tam tersi bulduğunu yiyip kilolu veya obez olanlar… Kendisine, çevresine ve dünyaya küsüp ,  kendilerini etraflarındaki  her şeyden soyutlayanlar olduğu kadar tam tersi kendilerini zararlı maddelerin esiri edip çılgınlık ve eğlencenin uç noktalarına bırakanlar… Problemlerinin farkında olup çözüm bulabilmek için profesyonel yardım alanlar olduğu kadar problemlerinin farkında olamayıp veya problemlerini yok sayıp türlü maskelerle  çevrelerindeki insanları ama en başta kendilerini kandıranlar… Başına gelen her problemi olgunlukla  ve sükunetle  kabullenip , göndereni bilip sabırla çıkış kapısının açılmasını bekleyenler olduğu kadar  “ neden ? , niçin ben? ” sorularıyla içten içe sürekli isyan edip estetik cerrah ve dermatologlara giderek dış görünümlerini değiştirince her şeyin düzeleceğine , yoluna gireceğine inananlar… Şimdi kendimize şu soruyu sormalıyız ……. “ Ben problemlerimi hangi yolla çözmeye çalışıyorum? ” “ Hangi gruptayım? “ “ Bu doğru ve sağlıklı bir yol mu? “  BU YOL BENİ DOĞRU ÇIKIŞ KAPISINA GÖTÜRÜP AYDINLIĞA ULAŞTIRIR MI ?

post image

Kadına Şiddete Hayır!

Yaşantının temel yapı taşlarını oluşturan kadınlar, hayatın birçok alanında farklı farklı mesleklerin erbabı olabilmektedirler. Bazen iş hayatında erkeklerin bir numaralı rakibi, bazen evin en özel ahçısı, bazen en şefkatli bebek bakıcısı, en ufak sağlık sorunlarında en bilgili bir hekim, kusursuz bir terzi ya da sizi muhteşem bir görüntüye kavuşturan bir modacı Birçok anlamda emeği fazlasıyla geçmekte olan kadının hayattaki bir tek amacı bulunmaktadır. huzurlu bir ev, yaptıklarına karşın küçük bir takdir ve eşinden beklediği duygusal bir sevgidir. Bunca fedakârlığı karşılıksız olarak yapmakta olan bir kadın, hiçbir zaman şiddet gibi kötü bir durumu hak etmemektedir. İnsanca yaşamayı sonuna kadar hak ederken işten gelip, yemeği masaya koyduktan sonra minik yuvasında huzurlu bir gece geçirmeyi düşlemektedir Fakat çoğu kez birçok evin çatısı altında maalesef sabaha kadar süren işkenceler, tacizler ve en ağır şiddet olayları yaşanabilmektedir. Bu durumlar karşısında boşanma hakkını talep ettiğinde ise ölüm gibi ağır bir durum ile karşı karşıya gelmektedir. Tüm kadınlara insanca bir yaşam için ” Kadına şiddete hayır.”

post image

Müşteri Memnuniyetsizliğinde Kriz Nasıl Yönetilir?

Müşteri Mi Memnuniyetsiz Yoksa Biz Mi? Baş ağrıtıcı sorunlardan biri olarak görülen, kaynağına indiğimizde aslında haklı olduklarını sonradan anladığımız bir konudan bahsetmek istiyorum. Müşteri memnuniyetsizliği.. Müşteri memnuniyetsizliğinde kriz nasıl yönetilirden çok ilk olarak bir müşteri neden memnuniyetsiz olur onu irdelemek lazım. Müşteri neden memnun olmuyor, bilinçaltında yatan hizmetler neler, müşteriyi memnun edebilmek için ne yapmamız gerekiyor en önemli kıstaslardan birisidir. Eğer ki bu noktalara değindiğiniz zaman aslında çok büyük bir problem gibi gözüken müşteri memnuniyetsizliğinin aşılmayacak bir sorun olmadığını fark edeceksiniz. Kurumsal kimliğe odaklanmış pek çok firmalara baktığımızda, sadece kendi markasını yukarıya taşımak, adını duyurmak, kızışan rekabet ortamından üstün ayrılmak gibi bir çaba sarf ediyor. Oysa ki bencillik duygumuzu bir kenara atarak ilk müşteri penceresinden olaylara bakış atsak, memnuniyetsizlik bu derece patlak vermeyecek. Sadece satış odaklı düşünmek sizlere hiçbir şey kazandırmayacaktır. Evet, satışınızı müşterinize  yapabilirsiniz. Cebinize parada doldurabilirsiniz. Fakat, müşteri eve giderek ürünü kullanmaya başladığı sırada hayal dünyasında canlandırdığı bir ürün olmadığını fark edebilir. Sonra iş hem müşteriye laf anlatmakta kalır hem de firma adınızın lekelenmesinde.. Müşteriyi Memnun Etmek İçin Ne Yapılmalı? Müşteri memnuniyetlerinin sağlanması adına müşteri ihtiyaçları belirlenmeli. Müşterinin ihtiyacı nedir?, nasıl bir ürün yahut hizmet bekliyor?. Bunu anladıktan sonra filmin devamı aslında o kadar da zor değil. Bu yüzden ilk olarak  müşteriyle etkin bir iletişim yoluna başvurmanız gerekir. Müşteriyi anlamak, isteklerini belirlemeniz doğru bir çözüm yolu olacaktır. Eğer ki bu adımları uygularsanız sizin sunacağınız hizmetlerle müşteri beklentileri arasında bir paralellik çıkmayacaktır. Özellikle, müşteri şikayet yanıtlama, müşteri gözünde firma güvenilirliğini kanıtlamanız ve firma imajınıza katkı sağlamanız adına önemlidir. Müşteriyi memnun edebilmeniz adına sınır konulmayan bir iletişim içerisinde olmalısınız. Müşteri ile sıkı bir diyalog halinde olmak, değer veriyor yargısını ortaya çıkartacaktır. Müşteri ufacık sorunları göz ardı bile edebilecek kıvama gelir. Çok büyük sorunlar olduğu vakitte müşterinizi az da olsa yumuşatma başarısına ulaşmış olursunuz. Sadece Özür Dilemek Ne Kadar Fayda Sağlayacak? Ürün ve hizmetlerinizden müşteriniz memnun kalmadığında sadece bir özürle geçiştirmek ne kadar doğru? Müşteri bu durumdan ne kadar memnun kalır? Siz demeden ben cevaplayayım. Asla memnun kalmaz. Hatta bu durum ters tepki bile yaratabilir. Burada özür dilemekten çok müşterinize bir şeyler yapıyor imajını sunmak daha önemlidir. Müşteri bir şikayette bulunduğu zaman yalnızca '' özür dileriz' efendim'' demek yerine, '' sizin için neler yapabiliriz,  bu sorunu hemen sizin için çözeceğiz '' demeniz daha olumlu bir dönüş sağlayacaktır.

Çölyak Hastalığı ve Gluten Duyarlılığı Arasındaki Fark Nedir?

Glüten duyarlılığı ve çölyak hastalığının semptomları birbirine benzer tetikler gösterir.öncelikle her iki hastalığın teşhisi içinde kan testi gereklidir.kan testine ait değerler pozitif çıkarsa bir sonraki aşama olan endoskobi yapılır. Hastaya endoskobi yapılarak bağırsak hücrelerindeki doku tahribi kontrol edilir.çölyak hastalığına özgü bulgular gözleniyorsa bu hastanın “çökyak hastalığı”na sahip olduğunu gösterir.bağırsak sisteminde herhangi bir tahribat bulunmadığı halde kişinin yapılan kan testiyle alerjisi olduğu görülüyorsa literatürde “glüten enteropatisi”olarak geçen glüten hassasiyeti bulunmaktadır.gluten hassasiyetiyle doktor gözetiminde kişinin bazı ürünleri “eleme” yöntemiyle bırakması istenir.bu ürünlerin bırakılmasıyla hasta, glütensiz beslenmeye olumlu yanıt veriyorsa çölyak dışı glüten duyarlılığı teşhisi konulabilir.